TELEVİZYONDA (TV’DE) KADIN TÜCCARLARI

Radyonun keşfinden sonra ses ve görüntüyü birlikte taşıyan bu teknoloji malumunuz olduğu üzere her eve girdi. Arka planda hazırlanan gösterilerin, kanallar vasıtasıyla sunumunu hepimiz izliyoruz. Bu sunumlar bazen dizi, bazen reklâm, bazen eğlence programı oluyor. Bazen de müzik, yarışma, haber vs. başlıklarla karşımıza çıkıyor.

Ortalama insan hayatının beşte ikisi bu teknolojinin karşısında geçiyor. Sabah kalktığımızda, öğleyin akşam, gece, gece yarısı, sabaha karşı derken her vakit karşısında onu izliyor oluyoruz. Şüphesiz çok etkin bir icat. Belli ki yüzyılın belki de bin yılın en önemli icadı. Ahlaki temelleri sarsmak konusunda kullanılabilecek en elverişli ürün. Daha önce bahsettiğimiz günümüz Firavun araçlarından en mühimi.

Bu fırsat kaçmaz diyenlerin saldırıları başlıyor. İşte kalemimizin yazdığı, zihnimizin aldığı kadarıyla tespit ve tahlil ettiklerimiz:

         a) Reklâmlar

Ürünlerini satmak isteyen pek çok işletme, önce gayet kısa ama etkili bir reklâm yapmak ister. Kısa olmalıdır. Çünkü her saniyesi paradır. Etkili olmalıdır. Çünkü harcanan paranın miktarı oldukça yüksek olmasından dolayı geri dönüşümü bol olması gerekir. Öyleyse ne yapılmalı. Elbette kadınlar kullanılmalı!

Bir kadının uzvunu gösterir ve ürünü de yanına monte ederseniz, farklı yerlerde olan dikkatleri bir anda üzerinize çekersiniz. Dondurma yiyen bir kadın gibi. Oysa dondurma çocukların vazgeçilmezidir. Araba yıkayan bikinili kadınlar gibi. Oysa genel olarak arabalar erkeğin ilgi alanıdır. Banka iseniz bir kadına göbek attırırsınız, giyim kuşamcıysanız en güzel mankenleri donsuz gezdirirsiniz. Şampuancıysanız kesinlikle banyoda yıkanan bir kadındır. Mobilyacıysanız yatak odası mobilyasında uzanan gene bir kadın. Çikolata satanlar zenci bir manken kullanır. Çorap reklâmlarıyla pad reklâmlarının yanından bile geçmeyin.

Kadın satarak para kazananlarla milyonların önünde kadın yoluyla ürün satanların ne farkı olabilir. Hatta normal kadın tüccarlarının üçü beşi geçmeyen zina olaylarından çok daha öte bir durum bu.

Kadınları teşhir etmek suretiyle mal veya hizmetini satıp bol para kazanan ehl-i dünyaya Allah (CC) şöyle diyor: “Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın, Allah’ın affına güvendirerek şeytan sakın sizi ayartmasın.” (Rum 33) “Bu dünya hayatı sadece oyun ve oyalanmadan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır” (Ankebut 64).

Gelin yukarıda zikredilen ayetlere kulak verelim. Üç günlük dünyanın geçici cazibesine kapılıp ahiret yurdunda hüsrana uğrayanlardan olmayalım. Bizi yaratan bizim iyiliğimizi istiyor. Bize karşılıksız nimetlerini ihsan ediyor. Çok para, mal veya şöhret için bu çıkmazlara girmeyelim.

         b) Diziler – Filmler

Genelde bir ailenin başından geçen olayların anlatıldığı mütemadi yapımlara dizi denir. Dizilerde kadın faktörü bol bol kullanılır. Hatta özellikle güzellikleriyle dikkat çeken kadınların rol yapma beğenileri ikinci plana itilerek kullanıldığı film serileridir. Bacak ve göğüs şovları, sevişme sahneleri bolca kullanılır.

Kadınlar dizilerde en bağlayıcı unsur olarak kullanılır. Çekici cazibeli kadınların ihtirasları, kıskançlıkları, kötülükleri yer alır. İzleyici hem olayları takip eder hem de kadınları. Kadınları takip eden izleyici durumu normal görmeye başlar. Çünkü dizideki diğer oyuncular onu normal görüyordur. Herkesin normal gördüğünü sen nasıl normal görmezsin! Böyle bir düşünce yapısına kapılmaktan Allah’a (CC) sığının.

Dizilerde oynayan ve hareketleri normal karşılanan bu kadınlar sonra magazin salatası olur. Magazin içerisinde hayat kadını gibi çalışan bu kadınların hayatları özendirilmeye çalışılır.

Tahrik unsurlarıyla cezp edilen erkekler bir yanda dursun. Tahrik ve teşhir etme fiilerini meşrulaştıran aile görüntüleri genç kızlarımıza ilham olur. O yolda ilerleyen genç kızlar aynı şekilde oynar aynı şekilde poz verir. Git gide toplum yozlaşır. Zina masum, iffet gericilik olur.

Sanat adı altında her türlü ahlaksızlık yapılır. Sevişme sahnesindeki bir kadın normalde sanat icra ediyormuş gibi görülür. Kocası kenardan seyreder. Konularda bir sınırlama yoktur. Enses ilişkiler bile irdelenir.

Kaç kişi sinemadan nemalanmıştır. Bu sahada ahlakî değerleri sıfırlanmış insanlar itibar görürler. Zenginleşmiştir hepsi. En iyi kazanan genelev patronundan bile daha zengindirler. Hayatları boyunca öyle para kazanmışlardır ki artık gözleri parada değil şöhretlerindedir. Zayıflayan şöhretlerini tekrar diriltmek için bir ahlaksız sahne daha sergilerler. İş tamam. Ne olur, vücut dediğin nedir! Sanatın yanında lafımı olur, düşüncesindedirler.

Mezhebi genişlerin bu teşhirciliklerinin yanında bir de çarpık solculukları meşhurdur. Öyle ya. Hem mezhebin geniş olacak hem de İslami bir görüşün. Mümkün mü? Millete de akıl verirler. Şöyle yapın, şöyle yapmayın. Toplum mimarı kesilirler, saçma şeyler söylediklerini bilmeden!

Yön verilen erkek nesil, iyice azdırılmıştır. Hatta bu azgınlık yetmez. Erotizm girer devreye. O da mı kesmedi. Alsana porno. Sonra o porno filminin yıldızını alırsın, normal bir dizide oynatırsın. Şöhreti zayıflayınca cep telefonlarında gezer pornoları. Ünlüdür artık hepsi.

Düşünsenize! Pornosu, gizli kamera sevişme sahnesi çıkan ünlüler hiç çekinmeden, yüzleri kızarmadan hala sahnelerde. Çoğu da sözüm ona tecavüzdür. İstemeden olmuştur. Geçici cahilliklerindendir. Şimdi olsa yapmazdık yalanını söylerler. Gerçekten öyle olsa zerre miktar yüzleri kızarmaz mıydı. Yalan yere döktükleri göz yaşları nasıl da hemen belli oluveriyor. Basiret sahipleri bunu anlamakta hiç zorlanmaz. Basiret sahipleri bilir ki onların seyredilmesi hoşlarına gitmiştir. Hallerinden memnundurlar.

Gülben isimli olanından Koçyiğit isimli olanına; Hülyasından Meltemine hepsi aslında bellidir. Dikkat edin! Hepsi de en ünlü olanlardır ve ünlerini bu hallerine borçlulardır. İstisna kabul edilebilecekler haricinde bu devrana girmeyen ne erkek oyuncu vardır ne de kadın.

1970 den 1990 lı yıllara kadar Yeşilçam’ın erotizm ve porno üzerine yoğunlaşması belirli bir siyasetin komplosu olduğu hissini verir. Sinemalarda sürekli gösterime giren filmler gençliğin ahlaki yapısına bir hücum olmuştur. Tesirini halen gördüğümüz ahlakî dejenerasyonun, düşmanın bizde savaşlarla elde edemeyeceği kadar zararı olmuştur.

Zinanın teşviki, erkek ve kadındaki koruyucu vicdanı, doğuştan gelen örtünme duygusunu karartır. Küçük bir kız çocuğunun kısa olan eteğini nasıl örtmeye çalıştığını hepiniz görmüşsünüzdür. Yaratılışta olan bu az edep bile çok gelir onlara. Bunu yıkmanın bir yolu da alkol ve uyuşturucudur. Dizilerde ve filmlerde dikkat edin. Her bar sahnesinin arkasından gelir sevişme sahneleri. Çünkü hedef uyuşturulmuş, taraflar her şeye müsait hale gelmişlerdir.

Fantezi üreten yönetmenler sanatlarını (!) icra için gerekli parayı fazla zaman harcamadan bulurlar. Garantili iştir. Bir koyarsın kaç alacağını tahmin bile edemezsin. Konuları çeşitlendirir, yeşil salata niyetine bir iki gerçek hayat kesiti. Gerisi fantezi gücü. Kadın satmanın başka bir yolu.

Bu ahlaksız hayal güçleri; fanteziler, kimi zaman korku filmi olarak sahnelenir kimi zaman da komedi. Macera yaşayan ve herkesle dövüşen kahraman âşık olur. Aşk onlara göre cinselliktir. Beraber olurlar, fantezi kurarlar. Sonra da bu cinsel temanın üzerine kurulur kahramanlıklar. Kahraman bu ya, her alanda güçlüdür!..

Kıskançlık konusuna da vurgu yapılır. Kıskançlığın aslında abartılı sevgi olduğu ve yanlış olduğu konusu işlenir. Kıskanç erkek eski toplumların kalıntısıdır. Öyle şey olur mu hiç, denir. Sözüm ona çağdaş olmanın bir gereğidir eşini kıskanmamak. Özgür insana setler koymanın gayri ihtiyari yolu olarak görülür ve kesinlikle engellenmelidir. Kısacası deyyusluk özendirilir.

İnsanlar tabiat olarak birbirlerinden farklı olarak yaratılmışlardır. Mizaçları farklı olan insanların elbette insan olarak ortak yönleri de vardır. Bu ortak yönlerden bir tanesi de neslin devamını sağlamak ve nesli eğitecek aile kurumunun iki temel yapı taşı olan anne ve babanın arasındaki muhabbeti daim kılmak için verilen şehvettir.

Fakat şehvet duygusu tahrik edilmeye açık insanoğlunun zayıf noktalarından biridir. Şeytan işbirlikçileri bu zayıf noktadan yakaladıkları nefisleri azgınlığa sevk etmekle hem çıkarlarının gereğini yerine getirmişler hem de batılın yap dediğini yapmışlardır. İşte kadın tüccarlığını meslek edinenlerin zihniyeti bundan ibarettir.

“Onların kalplerinde bir maraz (manevi hastalık) vardır. Allah’ta onların marazlarını artırmıştır.” (Bakara 10)

         c) Yarışmalar

Çok çeşitli yarışmalar var. Bunlardan bilgi ve beceri üzerine olanlar var. Belli bir düzen ve edep çerçevesinde yer alanları konumuza istisna tutarız. Ancak pek çok yarışmada kadın unsuru kullanılmıştır. En başta güzellik yarışmaları bu konuya en etkin örnek teşkil eder.

Güzellik yarışmaları adı altında mayolu, dar ve kısa elbiseli kadınlar podyumlarda boy göstermekte; arasından bir mal gibi beğenilenleri mankenlik, oyunculuk gibi sahalarda istihdam edilmektedir. Mal diyorum çünkü köylü Mehmet ağanın güzel sarı öküzünden bir farkları yok. Hatta ondan da aşağıdalar. Çünkü o, öküz ve sahibi yaratılışa aykırı fiillerden çok uzaktır.

Böylesi yarışmaların yapılmasındaki en büyük etken en güzelleri bulup onları teşhir ederek dönen çarklarının deveranını yüksek tutmak olsa gerek. Rekabet yoğun. Çıkar dünyasında ayakta kalmak için en iyisini bulmanız gerekiyor.

Buldunuz diyelim en iyisini. Ayrıştırdınız. Sonra damıtmanız gerek. Saf alkol olmalı. Çaktın mı kibriti alev almalı. Cehenneme hazır; hatta cehennemin hammaddesi olmaya hazır zihinler ve bedenler olmalı. Damıtmadan yapamazsınız böyle bir şeyi. Az da olsa içeride kalan edep kırıntılarını temizlemelisiniz. Böylece elersiniz çürük elmaları. Sonra kalanlar size iyi sermaye olur. Güzellik yarışmasına gelip te cinsel ihtiyaçları olanları tatmin etmeden kazanan var mı?

Bence güzellik yarışmalarının adı “sermaye olma yarışmaları” olmalı. En uygun tanımlama bence bu. Sermaye olmaya özendirilen televizyon gençliği bu çıkmazın içine düşüyor.

Bir de bedeni yarışmalar var. En masumu dapdar elbise giydirir. Teşhircilikte üst seviyede yarışılır. Biri bizi bilmem ne yapıyor ahlaka en çok saldıranlardan. Konumuza bire bir örneklendirme. Harika insanların harika edepsizlikleri sergilenir. Bu yarışmalarla olmayan terbiyelerinin edepsizlik zirvesine varılır.

“Hayat ancak bu dünyadaki hayatımızdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizi zamanın geçişi helak eder, dediler. Onların bu hususta bilgileri de yoktur. Sadece öyle sanarlar.” (Casiye 24)

        d) Müzik Kanalları ve Programları

En yaygın teşhir ve ahlaksızlıklara özendirme bu şekliyle yapılır. İyi kötü bir müzik parçasına klip çekersin. Kadınsan ne ala kendin soyunursun. Değilsen de birkaç çıplak dansçı oynatırsın yanında. Hedefe ulaşmanın en güzel ve en kolay yolu bu olur. Müzikte sanat icra edersin. Sanatın diğeri adı da soyunmak olmuştur zaten. Hadi bakalım çıplak vücutlarla seksi danslar yapın. Azdırın ahaliyi. Müziğin şeytani ritmi de işin içine girdi mi. Senden iyi iblis yok. Halkın içinde sanatçı, sanat erbabı, olursun. Hürmet görürsün. Her mekânda taraftarların imza almak için yarışır, çığlık atar. Bir ilçeye geldin mi beş bin on bin kişi toplarsın. Siyasiler görmez senin gördüğün bu itibarı.

Siyasetçiler bile insan toplamak için böyle yapmıyorlar mı? Önce küçük bir konser tertip et. Ardından siyasi konuşmalarını toplanan insanlara yap. Çark herkesin işine yarıyor. Kalpler mi kararmış! Ne önemi var. Mühim olan hedefe varmak. İşe yarar her yol mubah.

Zamanla çekilen edepsiz klipler yetmez. Film çekersin. Porno filmlerden kliplere oradan erotik filmlere ve normal filmlere geçiş yaparsın. Dejenere olmuş zihinler iman saflarını tek tek yitirirken sen işini yaparsın. Sonra yine magazin haberlerine çıkarsın. Hatta magazin haberleri de yetmez. Ana haber bültenlerine konuk olursun. Yaptığın edepsizlikler sanat icra ediyor yaftasıyla izleyiciyle buluşur. Yine hürmet yine baş tacı edilme. Onu canlı yayına getirebileni aylıkla ödüllendirirsin. Yaptıkların normal görülmemesi gereken ümmetin içerisinde artık normal görülmeye başlar.

Onlara göre gerçek güzel olan ne varsa hepsi boştur. Mühim olan şan ve şöhretin ne götürdüğü değil madden ne getirdiğidir. Onların dünyası para, ahirleri para, tanrıları para olmuştur. Zıvanadan çıkma tabiri ancak onlarla manaya kavuşur. Gerçek kadın tacirleri onlardır. Kendilerini de satarlar, arkadaşlıklarını da analarını da babalarını da. Çünkü yaşamlarının merkezinde sadece kendileri vardır. Oysa bu durum kendilerine zarar vermektedir. Sonsuzluk hayatının yanında dünyanın bütün varlığı seninle birlikte olsa ne faydası var? Ne istiyorlarsa yapmakta maddi güçleri yeterli gelenler bu güçlerinin bir hesabı olacağına neden inanmazlar? Yoksa inandıklarını sandıkları yaratıcıyı, bilmeden bilinç altında inkar mı ediyorlar. Gizli bir şirkin mi tuzağındalar? Sanırım bu soruların cevabı evet.

Bu ünlü ama ünlü olmaya layık olmayan kişilikler bir süre sonra ünlerini süper lakabıyla süslerler. Star oldukları yetmezmiş gibi bir de süperinden olmuşlardır. “Süper star bilmem ne bugün konuk olarak bir tartışma programına katıldı. Tartışmada çok güzel olaylara değindi ve yorumları herkesçe beğenildi” diye bu olay bir de haber yapılır. İşte ayakların baş, başların da ayak olması budur.

Burada dikkat edilmesi gereken bir konu da şudur; eğer dönmeysen nereni kestirdiğinden bahsedilmez bile, yaşlıysan nerenin yamandığından. Seni yaratanın sanatını beğenmediğinden nankörlük edersin. Fakat bu nankörlüğün adı ima bile edilmez. “Yüzümün eskimemesi için..” diye tabirler kullanırsın. Bütün bunlar ancak ve ancak kullanılıp atılacak bir mal olduğunu gösterir. Kendileri artık bir sermayedir. Bir de sigortalatırsın her yerini. Çünkü güveneceğin Allah (CC) nankörlüklerin yüzünden artık seninle değildir. Sen şeytanın safındasın. Şeytanla olan kişi her an satılacağını, yalnız kalacağını bilir. Güvendiğin dağlara kar yağmadan sigortalatırsın. Çünkü güvendiğin dağlar nefsin, şeytanın, vücut ölçülerin ve ses tellerindir.

“Kim ahiret ekinini isterse onun ekinini artırırız. Kim sadece dünya gelirini isterse ona da yalnız ondan veririz. Ahirette ise onun hiçbir nasibi yoktur.” (Şura 20)

Reklamlar

, , , , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: